Boşanma Davası ve Kadının Hakları

Boşanma davalarında kadın hakları adına bireylerin boşanma hukuku konusunda bilgi yetersizlikleri nedeniyle hak kaybı sıklıkla yaşanmaktadır. Hukuki bilgi yetersizliği nedeniyle yaşanılacak olan hak kayıplarının önüne geçilmesi ancak yasal hakların bilinmesi ya da bireylerin bu süreçte uzman bir boşanma avukatı tarafından destek alması ile mümkündür.

 

Boşanmalarda kadın hakları konusunda bilinmesi gereken kadının velayet, mal paylaşımı, nafaka yada tazminat gibi konularda yasal haklarının bulunduğudur. Bu noktada yasal hakların uzman bir boşanma avukatı tarafından savunulması kadının hak kaybı ile karşılaşmasını engelleyebilmektedir.

Boşanma Davası ve Kadının Hakları Nelerdir?

Boşanma davasında kadının hakkı olan unsurlardan birisi velayettir. Velayete ilişkin olarak hakimler karar verirken esas olarak çocuğun menfaatini gözetmektedir. Yani hangi bireyin çocuğa daha iyi yaşam koşulları sağlayacağı, daha iyi eğitim almasını sağlayacağı gibiunsurlar çocuğun velayeti konusunda belirleyicidir. Kadının velayet hakkını sağlayabilmesi için çocuğun kendisi ile yaşamasının çocuğun menfaati doğrultusunda olduğuna dair hakim kanaati oluşturmalıdır.

 

Boşanma Davası ve Kadının Hakları içerisinde nafaka ve tazminat da bulunur. Toplumumuzda kadına yüklenilen “ev hanımlığı” misyonu nedeniyle kadın bir gelir sahibi olmaması nedeniyle nafaka talebinde bulunabilmektedir. Bunun yanı sıra evliyken sahip olduğu yaşam standardındaki düşmenin önüne geçilebilmesi adına tazminat talebinde de bulunulabilir. Kadın çalışma hayatına evliliği nedeniyle son vermiş olabilir. Bu durumunda kadın mesleki gelişimini evlilik nedeniyle sona erdirdiğini öne sürerek bu durumun tazminini isteyebilir. Diğer yandan boşanmayı getiren olaylarda kadının eşinden daha az kusura sahip olması durumunda kişilik haklarının saldırıya uğraması ile birlikte manevi tazminat hakkına da sahiptir.

 

Boşanma Davası ve Kadının Hakları, birisi de mal paylaşımı hakkıdır. Medeni Kanunda 2002 yılından önce mal ayrılığı rejimi uygulanmaktaydı. Buna göre evlilik içerisinde alınan mallar, malı alan kişiye aitti. Yani her birey kendi aldığı malların sahibiydi. Fakat kadının çalışmak yerine ev işleri ile uğraşması onun gelirinin olmamasına sonucunda da mal sahibi olamamasına neden olmaktaydı. Bu durum 2002 yılında yapılan değişiklikle yerine edinilmiş mallara katılmarejimine bırakmıştır. Edinilmiş mallara katılma rejimi ile birlikte, daha önce evlilik içerisinde kadının göz ardı edilen emeği artık alınan mallarda hak sahibi olmasına olanak sağlamıştır. Buna göre kişisel mal sayılmadıkça evlilik içerisinde edinilen mallar her iki tarafın olmaktadır.

Boşanma Davası ve Kadının Hakları 2015

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


dört − 3 =

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>